PAYLAŞ

World of Warcraft Cronicle: Volume 2 ‘nin çıkışının ardından, Warcraft tarihi ile ilgili birçok bilinmeyen konu da aydınlanmış oluyor. Warcraft Lore Serisi #16 ile bu hafta; Grond’un soyu, Gorian İmparatorluğu, Orc klanlarının oluşması ve ilk Shaman’ı öğrenme imkanı bulacaksınız.

Taşın Çocukları, Grond’un Soyu

Dark Portal’dan 1200 Yıl Öncesi

Apexis krallığı en güçlü dönemindeydi ve Evergrowth’un gücünü tamamen yok etmişti. Bu sayede diğer ırklar yok oluş tehlikesinden uzakta özgürce gelişme imkanı bulmuşlardı. Arakkoa’lar ve diğer ırklar arasındaki çatışma çok nadirdi zira aynı kaynaklardan beslenmiyorlardı. Arakkoa’lar göklere hükmederken, yerde olan diğer ırkların onlardan korkmalarına gerek yoktu.

Ama Grond’un nesilleri kendi aralarında barış içinde yaşayamıyorlardı.

Arakkoa uygarlığı yenik düştükten sonra, taşın evlatları sayıca çok arttılar ve tüm bölgeye yayıldılar. Devler ormanlara tepeden bakıyor ve Draenor çok sayıda devin ihtiyaçlarını karşılayamıyordu. Karşı karşıya geldiklerinde ise bölgeyi ele geçirmek için ölümüne savaşıyorlardı.

Gronn’lardan küçük boyutta olan diğer yaratıklar birleşerek basit topluluklar oluşturmaya başladılar. Birleşirlerse Gronn’lara karşı zafer gelebilirdi, ayrı durmak ise yok oluş anlamına geliyordu.

Bir Ogron’un aşağılanmasının tek telafisi kan olabilirdi. Bunu bilen Orc ve Ogre’lar tek çareyi zayıf ve yaşlı olan Ogre’ları savaşa göndererek onları Ogron’lara feda etmekte buldular.

Grond’un en genç nesili Orc’lardı ama onlar Ogron topraklarından çok uzakta durdular. Bu dönemdeki en büyük Orc yerleşkesi Gorgrond’un altında bulunan dev mağaraydı. Zor bir yaşamdı ama Orcl’ar Ogron’ların kölesi olmaktansa bu şekilde özgür olmayı tercih etmişlerdi.

Gorian İmparatorluğu

Dark Portal’dan 1000 Yıl Öncesi

wow cronicle gorian empireApexis topluluğunun sarsılmasından yüzyıllar sonra, Arakkoa rahip ve büyücüleri kristal parçaları yanlarına alarak dağıldılar.

Bazı küçük Skalaxi Arakkoa toplulukları ise bu güç parçalarından daha fazla bulmak için arama yapmaya başladı. Bazıları şahsi zafer peşindeydi bazıları ise yeni bir altın çağ başlatmayı kafaya koymuşlardı.

Skalaxi lideri Yonzi, bu bilgilerin Talador altında gizlendiğini öğrenmişti. Bu bölgede yoğunlukta olan Ogron’lar ise bu güce ulaşmaktaki en büyük engel olarak görünüyordu.

Yonzi ve yoldaşları göklerden Ogron’ları gözlemlediler ve zayıf noktalarını aradılar ve hemen bir açık buldular : Ogron köleleri. Sahipleri kadar barbar değillerdi ama çok daha zekilerdi ve köle olmak onları çok sinirlendirmişti fakat korkudan harekete geçemiyorlardı.

Arakkoa büyücüleri Ggre’lara gizlice yaklaşarak onlara Arcane büyüsünün gizemlerini öğretmeyi teklif ettiler. Grond’un nesilinden olan Ogre’ların doğuştan bu büyüye yetenekleri vardı ve Skalaxi buna çok şaşırdı. Bu yeni gücü ilk öğrenen ve ustalaşan Ogre’ın adı Gog’du. Skalaxi’ye göre Gog isyanın lideri olabilecek potansiyele sahipti. Yeni güçleriyle peş peşe Gronn’ları öldürmeye başladı. Gronn’ların basit bir Ogre tarafından öldürülmesi inanılmaz bir haberdi ve hızla yayıldı.

Artık Gog, Gronn Avcısı olarak biliniyordu.

Gog halkına döndüğünde hiç vakit kaybetmedi ve sahiplerle köleler arasında çok kanlı bir savaş başladı. İki taraf büyük kayıplar verdi ve Arakkoa’lar sakince bu savaşı uzaktan izlediler.

Sonunda tüm Ogron’lar yenik düştü. Arcane büyüsünün gazabından kurtulanlar ise kaçmaya mecbur bırakıldılar.

Skalaxi sessizce savaş alanına sızarak Apexis Relic’lerini aramaya başlamıştı. Ama Gog buna izin vermedi. Artık bir büyücüydü ve bu değerli objeleri vermeye niyeti yoktu. Sonunda kendini Gorgog “Kral Gog” ilan etti. Ve şehrin hükümdarı olarak buraya Goria adını verdi. Gog Yonzi ve Skalaxi’lere şehri terk etmeleri hükmünü verdi.

Arakkoa bölgeden ayrıldı ama bu fazla sürmedi. Yonzi bu yaşadıklarının intikamını almak için sürpriz bir saldırı gerçekleştirdi. Gog ve öğrencileri karşı koydular ve kral sonunda Arakkoa’ları yendi ve Yonzi’yi öldürdü.

Gorian krallığı bu zaferlerle çok hızlı bir şekilde büyüdü. Kaçan Gronn ve Ogron’ları bulup yok ederken Gorian krallığı iki yeni yerleşke inşa etti. Nagrand’daki Highmaul ve Frostfire Ridge’deki Bladespire Hold.

Goria ise başkent olarak kaldı ve Arcane büyücüsü olmak isteyenlerin eğitim bölgesi olarak kaldı.

Ogre’ların Arcane büyüsü çalışmalarının bazı sonuçları oldu. Nadiren olsa da bazı Ogre bebekler iki kafalı doğdu. Zamanla Goria büyücülerinin çalışmasıyla normal Ogre’ların da ikinci bir kafa oluşturarak daha zeki hale gelmelerini sağlandı.

Orc Klanlarının Oluşması

Dark Portal’dan 800 Yıl Öncesi

Ogre’ların yükselişi sayesinde Gorian Krallığı Ork’ların en büyük iki düşmanı olan Gronn ve Ogron’ları yok ettiler. Bunu sonucunda Ork’ların nüfusunda patlama yaşandı. Gorgrond’da kalan Orkl’ar birçok klan kurdular : Blackrock , Laughing Skull , Lightning’s blade ve Dragonmaw.

Bu klanlardan en güçlüsü ve söz sahibi olanı Blackrock klanıydı. Madencilik konusunda usta olan bu klan üyeleri çıkarması zor olan Blackrock Ore’un inceliklerini çözerek yeni ve çok güçlü silahlar ürettiler.

Doğuya göçen Orkl’ar kendilerini Tanaan ormanlarında buldular. Zehirli ve tehlikeli bitkilerle dolu bu ormanda en ufak bir hata, acı dolu bir ölüme neden olabilirdi. Tanaan Ork’larının bir kısmı kendilerine batıl inançlı bir yol çizdi. Akıl sağlığını koruyabilen Ork’lar kendilerine Bleeding Hollow adını verdiler. Zaman içinde Bonechewer’lar adı verilen yamyam bir klan daha oluştu. Bu iki klan hiç bir zaman dost olmadılar ama nadiren savaşa girdiler zira orman iki klan için de oldukça tehlikeliydi.

Frostfire Ridge’e yerleşen Ork’lar ise iki klana bölündü : Frostwolve’lar ve Whiteclaw’lar. Bölgedeki vahşi kurtlarla birlikte avlanmayı öğrendiler ve zamanla onları evcilleştirmeyi başardılar. Zaman zaman Gronn avına çıkıyorlardı ve başardıklarında bu onlara haftalarca yetiyordu. Ama av başarısız olursa çok zor zamanlar geçiriyorlardı.

Güneye giden Ork’lar ise zengin Talador topraklarını keşfettiler ve burada üç klan kurdular : Burning Blade’ler, Redwalker’lar ve Bladewind’ler.

Dördüncü klan güneybatının derinliklerine Nagrand’a gitti. Warsong adı verilen bu klan gittikleri yerlerde birkaç aydan fazla kalmıyordu. Warsong’lar sürekli Gorian krallığının Ogre’ları ile savaşarak varlıklarını devam ettiriyorlardı. O kadar savaş düşkünüydüler ki, savaşçıları bazen Ogre’ları o kadar kışkırtıyorlardı ki sonuçları facia oluyordu.

Güneydoğu’da ise Shadowmoon Vadisinde Shadowmoon klanı kuruldu. Göklerle çok ilgili olan bu klan üyeleri mistiklerdi ve astroloji ile ilgili ayinler gerçekleştiriyorlardı.

İlk Shaman

Shadowmoon mistikleri dünya üzerinde kutsal yolculuklar yapmaya başladılar. Bunların bir çoğu Nagrand’da dağlarının yakınında bazı rüyalar görmeye başladılar. Ork’lar bilmese de burası Grond yaşamının son bulduğu yerdi. Kadim devin başı burada küçük bir ada oluşturmuştu.

Buraya ilk gelen Shadowmoon üyeleri ateş, hava, toprak ve su hakkında bilgiler öğrendiler. Ork’lar bu bölgeye çok saygı duydular ve adını Throne of the Elements koydular.

Ork’larda Shamanism’in doğuşu çok narin bir süreçti. Taşın çocukları Grond’un kalıntılarından elementlerin ruhlarını yönlendirmeyi öğrendiler. Sonunda elementler Ork’lara güçlerini aktardıklarında sonuç inanılmazdı. Hiçbir Ork böyle bir mucizeye tanıklık etmemişti.

Shadowmoon’lar kendilerini elementlere adayan ilk klan oldu. Grond’un kafasını tapınağa dönüştürdüler. Sonrasında da öğrendiklerini tüm Ork’lara anlatmaya başladılar. Eğitimi biten Ork’lar Throne of the Element’e gidiyor ve burada elementlerin kutsamasını alıyorlardı. Bazı Ork’lar buna layık görülüyordu bazıları ise kabul edilmiyordu.

Elementler tarafından kutsanan Ork’lar klanlarına ruhani lider olarak dönüyorlardı. Klan şefinden sonra sözüne en çok itibar edilen o oluyordu. Shadowmoon klanı Shaman’ların düzenli olarak toplandığı Kosh’harg festivalini düzenlemeye başladı. Bu festival artık tüm klanların düşmanlığı bir kenara bırakıp toplanarak bilgi paylaştıkları ve dostluk içinde eğlendikleri bir etkinlik haline dönüştü.

Lore serimiz Talon King Terokk ile devam edecektir….

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK