PAYLAŞ

World of Warcraft Cronicle: Volume 2 ‘nin çıkışının ardından, Warcraft tarihi ile ilgili birçok bilinmeyen konu da aydınlanmış oluyor. Warcraft Lore Serisi #15 ile bu hafta; Apexis’in ve Talaa’nın doğuşunu, oyunda da karşımıza çıkan Rukhmar’ın geçmişi öğrenme imkanı bulacaksınız. WoW evreninin oluşumundan başlayan Lore serisinde artık yakın zamana gelmiş durumdayız. Apexis Şafağı sonrasında yayınlayacağımız yeni Lore bölümü ile Ogre’lerin ve Orc’ların tarihine de geçmiş olacağız.

APEXIS ŞAFAĞI

Dark Portal’dan 3000 Yıl Öncesi

wow cronicle apexis dawnNesiller boyu Rukhmar Arakkoa’ların gelişimini uzaktan takip etti. Onlara Arak, Sethe ve Anzu hikayeleri anlatarak gelişimlerine katkıda bulundu.

Arakkoa’lar hızlı öğreniyorlardı ışıkta ustalaşanlar şifacı oldular ve Rukhmar’ın kudretiyle ışık büyülerine yöneldiler. Bir kısım ise Arcane büyücüleri haline dönüştüler.

Rukhmar artık yaşam enerjisinin azaldığını farketti ve çocuklarıyla son bir görüşme yaparak Arak’ın mutlaka geri alınması gerektiğini söyledi. Arak’a doğru beraber uçuşa geçtiler ve yaklaştıklarında Rukhmar son nefesini verdi ve ateş bedenini sararak onu ikinci bir güneş gibi yaktı.

Arakkoa’lar Rukhmar’ın ölümünü bir yükseliş olarak gördüler ve onu yüceltmek için Arakta tekrar bir uygarlık kurma yemini ettiler. Kendilerine Apexis adı veren Arakkoa’lar Arak’ın kulesini ele geçirdiler. Ve burada yepyeni ve büyülerle donatılmış bir uygarlığın temelini attılar.

Sethekk Hollow’daki karanlık enerjileri araştıran büyücüler Arcane büyülerini bu enerjiyle birleştirmeyi öğrendiler.

Daha sonra Dünya’ya açılan Arakkoa’lar araştırmalarında Draenor’daki bir çok bölgenin aslında bir zamanlar burada yürüyen bir yaratığın kalıntıları olduğunu anladılar. Primal’lerin ve Breaker’ların bu devlerin kalıntıları olduklarını anladılar ama bu konunun üstüne çok düşmediler zira onlar Rukhmar’ın çocuklarıydı ve onun küstah tarafını da almışlardı.

EVERGROWTH’UN HABERCİLERİ

Dark Portal’dan 2000 Yıl Öncesi

Arakkoa’ların yükselişi Draenor’un diğer sakinleri tarafından gözden kaçmadı.

Botaan’ın yıkımından sonra oluşmuş olan en akıllı Primal’lerden olan ağaç Gnarlgar doğa güçlerinin üstünde inanılmaz bir hükme sahipti. Bu güçleriyle bitki türlerinin zekalarını geliştirerek zaman içinden onların düşüncelerini kontrol etmeye başladı.

Artık Gnarlgar bitkilerin koruyucusuydu ve onlara geçmiş ile ilgili bilgileri aktarmaya başladı ve bir gün Evergrowth’un tekrar yükseleceğini empoze etti.

Botani’ler Breaker’ların peşine düşmüşken Gnarlgar gerçek tehlikenin Apexis’ler olduğunun farkındaydı. Yıkıcı büyüleri sayesinde önlerine çıkan her şeyi kolayca yok edebilirlerdi ve durdurulmazlarsa Draenor’u fethedebilirlerdi.

Buna izin veremezdi ve hemen Talador’dan hareket etti. Arayış içinde yolda giderken dev bir fosilleşmiş kökle karşılaştı. Botaan’dan geride kalan sayılı parçalardan biriydi bu.

Botaan’ın kalan son parçasını alan Gnarlgar Talador’a geri döndü ve botanilere bulduğu şeyi anlattı. Yeni bir Sporemound yaratmanın Apexis’lerin sonu olacağını düşünüyordu.

Gnarlgar Talador’a Botaan’ın kökünü yerleştirdi ve ayine başlayarak onu büyütmeye başladı. Binlerce botani kendi canlarını feda etti ve yavaş yavaş yapraklar ve dallar oluşmaya başladı. Sonunda Sporemound Taala doğmuştu.

Taala şekil almaya başlarken yeni genesaurlar da oluşmaya başladı. Gnarlgar ise ormanlar yaşam enerjileri aktararak Gnarled adı verilen yeni ağaçlar yarattı.

Bu ağaçlar Arakkoa’ların ateş ve gölge büyülerine karşı ön saflarda mücadele edecekti.

Artık Talador’da hazır bekleyen on binlerce Primal’in tek bir isteği vardı; Taala’nın tam anlamıyla uyanması…

TAALA’NIN DOĞUŞU

World of Warcraft evergrowthTalador’daki aktiviteler Apexisler pek ilgisini çekmedi. Zira bu savaş onların savaşı değildi. Ama Arak sınırındaki ormanlar giderek büyüyor ve tehlikeli bir hal alıyordu.

Talador’u gözetlemeye giden Arakkoa’lardan geri dönen çok az oluyor dönenler ise korkutucu haberler getiriyorlardı.

Talador’un merkezinde dev bir yaratık oluşmaya başlamıştı ve eğer böyle bir canlı oluşumunu tamamlarsa bu, Arakkoa’ların ve Draenor’un sonu olabilirdi.

Arakkoa’ların savaşmaktan başka şansları kalmamıştı. Büyük bir ordu ile Talador’a göklerden saldırdılar. Talaa’yı bulmaya çalışıyorlardı ama Primal’ler çok güçlü bir karşılık vermişlerdi.

Gnarlgar transa girerek tüm Primal’lerin zihinleri kontrol etmeye başladı ve savaşı tek başına yönetti. Yenilen Arakkoa’ların ordusunun yarısından çoğu yok olmuştu ve artık başka bir çözüm bulma vakti gelmişti.

Anhar, Rukhmar’ın nefesi adlı yeni bir silah yapmaya karar verdi ve Arakkoa Rahipleri güneş enerjisi ile Arakkoa’lara büyük bir güç verecek silahın yapımına Arak kulesinin tepesinde başladılar.

Gnarlgar ise Talaa’nın oluşumunu hızlandırmak için daha çok Botani’nin kendini feda etmesini emretti.

Ve sonunda Talaa ayaklandı ve ormanlar onun ayak sesleriyle sallandı. Gnarlgar bir kez daha transa girerek Taala ve diğer Primal’lerin zihnine ulaştı ve Arak’a saldırmaları emrini verdi.

RUKHMAR’IN NEFESİ

wow rukhmar cronicleApexis’ler düşmanın gelişini ve dev yaratığın gölgesini çok uzaktan gördüler. Ama silahları henüz hazır değildi. Eğer silah tamamlanmazsa Arakkoa yok olacaktı.

Bazı Skalaxi büyücüleri vazgeçmiyordu. Gereken zamanı kazanmak için bir fikirleri vardı. Talador’daki mağlubiyette Gnarlgar’ın botanileri kontrol etme gücünü farketmişlerdi ve bir şekilde Gnarlgar yenilirse düşmana büyük darbe vurulabilirdi. Skalaxi’ler kendilerini gölgelerde gizleyerek Talador ormanlarının derinliklerinde Gnarlgar’ı aramaya başladılar.

Büyücüler saldırmadan hemen önce Gnarlgar düşmanı hissetti ve hemen transtan çıkarak büyücüleri öldürdü ama büyücülerin karanlık güçlerinden kurtulmaya başaramayacaktı…

Gnarlgar’ın içine bir lanet bulaştı ve kendi katillerinin cesetlerinin yanına yığıldı. Bir anda Talaa ve Primal’ler karışıklığa sürüklendi ve Arakkoa’lar silahı kullandılar. Lazer şeklinde dev bir beyaz ışık – Breath of Rukhmar- Talaa’nın bedenini ve diğer tüm Primal’ler, Genesaur’ları yok etti. Geride kalan az sayıda Primal Talador’a kaçıyordu ama Arakkoa’lar buna izin vermeyerek tüm Primal’leri yok ettiler.

Apexis’lerin zaferi doğanın kudretini sonlandırdı. Evergrowth artık hiç bir forma geri dönemeyecekti. Draenor’da artık fani uygarlığın altın çağı doğmuştu.

APEXIS’LERİN DÜŞÜŞÜ

Dark Portal’dan 1200 Yıl Öncesi

Evergrowth’un yok oluşundan yüz yıllar sonra Apexis’ler artık bir imparatorluk olmuştu ve sayıları çok artmıştı. Arakkoa’lar artık kendilerini dünyanın en büyük gücü olarak görüyorlardı.

Arakkoa’larda inanç çok başka bir yerdeydi. Yüzlerce Arakkoa toplanıp Rukhmar ve zafer için ayinler yapıyorlardı.

Diğer bir bölgede ise mağaraya giden Arakkoa’lar Raven tanrısı Anzu’yu ayinler ile anıyorlardı.

Apexis kültürünün ilerlemesi düşünülürken aslında olan bu değildi. Anhari ve Skalax arasında bir çekişme başlamıştı.

Anhari gücü ele geçirmek için Apexis Kristallerini ele geçirmenin gerektiğini biliyordu. Yıllarca gizli bir şekilde o ve Anhari’ler Apexis kristali topladılar.

Skalaxi lideri Salavass bu durumu farketti ve kristallerin hemen serbest bırakılmasını istedi. Anhari lideri Velthreek ise bunu reddederek Apexis’in tek hükümdarının Anhari olduğunu ilan etti. Ayrıca kendilerinin Rukhmar’ın temsilcisi olduğunu iddia etti.

Salavass ise ne yapılması gerektiğini biliyordu. Eğer kristaller kendi rızaları ile verilmeyecekse zorla alınmalıydı.

Güneş tapınağının girişinde büyük bir savaş başladı. Savaşı lehine çevirmek isteyen Anhari’ler Rukhmar’ın nefesini kullanmaya karar verdiler ve silahı çalışır hale getirdiler.

Salavass silah karşısında yapacak bir şey olmadığını biliyordu ama pes etmedi. Büyücülerinden en yetenekli olanlarını kulenin tepesine yolladı ve Anhari korumalarını yenerek silaha ilk ulaşan oldu.

Salavass bir büyü okudu ve silahı etkisi hale getirmeye çalıştı ama sonuç felaketti. Büyük bir patlama meydana geldi ve neredeyse tüm Arakkoa’ları yok etti. Dev parlak ışık söndüğünde karanlık çökmüştü.

Parçalara ayrılan Arak Kulesi etrafa yayılarak Spires of Arak adını aldı.

Apexis topluluğu artık yoktu ama küllerinden yeni kültürler doğacaktı…

2 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK